İçten Sarılmak Güzel Şey…

İçten Sarılmak Güzel Şey…
Sponsorlu Bağlantılar:

 

 

Sarılmalıyım, ona sarılırsam ne kaybederim ki ? diye düşünmemeli bir insan…

Kız arkadaşına sarılmalı, erkek arkadaşını kucaklamalı. Cinsiyet ayrımı gütmeden. Günah, ayıp demeden..

Sarılan kız ve erkeği gördüğümüzde “tü kaka” demeden..

Annesine sarılmalı bir evlat … İyi ki benim annemsin demeli, sımsıkı sarılmalı ona, güzel yüzünden , gözlerinden ve ellerinden öpmeli doya doya, kokulu kokulu…. Bir gün onun yokluğunda kulaklarında ve beyninde yankılanan feryatlarını duymadan, içinde koca bir boşluk hissetmeden… Yüreğin harabeye dönmeden insan zamanında annesine sarılmalı…

Babasını kucaklamalı bir çocuk … Alışık olduğumuz sert bakışlı, hayır olmaz diyen tavır ve sözleriyle tanıdığımız baba figürüne sarılmalı insan.

Onun gölgesinde, ayaklarının dibindeyken babasına sarılmalı insan..

  Bugüne kadar hiç kimseye sarılmayan, sarılmak nedir bilmediğini düşündüğün babana bir sarılsan , bir sıcaklık , bir başkalık hissedeceksin bugün içinde… Ve babanın yüreğine , benliğine sıcacık içten bir sevinç vereceksin..

Babasına sarılmalı bir çocuk…

Sarılmalı ki…

Yıllar sonra arkanı döndüğünde o çınar ağacının kenarındaki , yetişen sen çığlık çığlığa bağıran içindeki pişmanlık seslerinin yorgunluğundan geçmişe ağlama…

Bir bebeğe sarılmalı içten.. Onu kucağına alıp sevmeli, hatta mıncıklayarak sevmeli. Öpmeli yanaklarından doya doya, hem kendi sevinmeli, hem de onu sevindirmeli..

Bir çocuğa sarılmalı insan.. Her ne kadar çocuklar sarılmak istemese de, öpülen iki yanağındaki öpücükleri elleriyle silselerde , yinede bir çocuğa sarılmalı insan… Çünkü öpücük silmelerirün içinde hiçbir kötülük, iki yüzlülük barındırmayan yürekler yatar..

içten sarılmak güzel şey

içten sarılmak güzel şey

– Ya sarıldığım için bana ” bu bana niye sarıldı ki şimdi durup dururken” diye içinden geçirmemeli insan. Çünkü sarılmak ne zaman, ne de mekan tanır..

– Hayır ilk önce o sarılmalı. “Hayır, hayır ilk önce ben sarılmalıyım”..Kargaşasına düşmemeli duyguları ve mantığıyla insan…

– Her zaman ağırdan alan taraf ben olmalıyım, her zaman davranışlarımda kontrolü elimde bulundurmalıyım dememeli insan, gün gelir bir tatlı söze, gülüşe muhtaç kalır insan..

Ve o zaman anlar sarılmaktan korkan, kucaklaşmaktan çekinen ve bazen ayıp diye bilinen bu kavrama ben hayata ve insanlara dört elle sarılmalıyım der bir anda insan..

Ve bende diyorum ki sarılmaktan korkmayalım arkadaşlar. Sarılalım, sarılalım, sımsıkı gerçekten karşımızdakininin ona karşı içimizdeki sevgiyi anlamasını sağlayana kadar,

Mutluluğu aşılayana kadar..

Canı çıkarcasına, sırtına vurarak ” böğrümü kopardın ” sözlerini duyana kadar sarılalım.

İki kolumuzla onun sırtını sıvazlayarak sarılalım. Ellerimiz onun sırtında birleşinceye kadar sarılalım.

Kavuşmak isteyipte, kavuşamayanlar için sarılalım.

Kucaklaşalım, ikimizin başı omuzlarımızda birleşinceye kadar sarılalım. Ama birimizin yüzü ve gözleri bomboş , anlamsız bakmadan, zoraki sarılmadan , yalancıktan, tırışkadan sarılmadan sarılalım.

Canı sıkılan arkadaşımıza sarılalım, ellerimizle yüzünü avuçlayıp sevelim. Sarılmak can sıkıntısının en güzel tedavi eden ilaçlarından biridir. Yeter ki isteyin, izin verin deneyin ve görün.

Sarılmak sevgidendir, sarılmak özlemdendir, sarılmak mutluluktandır ve bazen sarılmak sebebi olmayan bir harekettir…

Sarılalım, kucaklaşalım..

Lakin, işin cıvıklığını çıkarmadan.. Gerçekten sarılalım. Çünkü sarılmak, kucaklamak güzel şey..

Gerçekten, içten, saf ve doğal duygularımızla bugün, dün ve dünden önceki günlerde kaç kişiye bütün samimiyetinizle sarıldınız hatırlıyor musunuz ?

BENDENİZ

Pinterest'te Paylaş
sponsorlu bağlantılar:

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ